2. Dünya Savaşı ile İlgili 23 Film Önerisi

2. Dünya Savaşı ile İlgili 23 Film Önerisi

  Nisan 21, 2021

  2.419 Okunma

Yakın tarihimizin en büyük savaşı olan 2. Dünya Savaşı ile ilgili sizler için 23 filmden oluşan liste hazırladık...

1939’da başlayıp 1945 yılında son bulan 2. Dünya Savaşı, yakın tarihimizde gördüğümüz en büyük savaş. 2. Dünya Savaşı hala tezlere, kitaplara yazılmakta ve tabii ki kaçınılmaz olarak da filmlere konu olmaya devam etmektedir. Siz değerli sinefillere ve sinemaya ilgi duyan dostlarımıza, 2. Dünya Savaşı’nın ile alakalı 23 film önerisi hazırladık. Bu listeden birçoğu oldukça popülerken, bazı yapımlar da kıyıda köşede kalmış ve keşfedilmeye müsait yapımlar. Listeyi yaparken de Telegram kullanıcılarımızdan yardım istedik ve sağ olsunlar film önerilerinde bulundular. Siz de Telegram kanalımıza katılmak isterseniz t.me/ugurfilm adresini kullanabilirsiniz.

NOT: Filmi izlemek için fotoğrafa veya fotoğrafın altında yazan film adına tıklamanız yeterlidir.

 

Das Boot – Mukaddes Vazife

2. Dünya Savaşı’nın oldukça çetin geçtiği 1942 yılında Alman denizaltı filosu, “Atlantik Savaşı” adlı bir operasyonla İngiliz Donanmasını yok etmek üzere göreve çıkar ancak planlar bekledikleri gibi olmaz. İngiliz Destroyer’leri, Alman denizaltılarına ağır kayıplar verdirir. Das Boot, bu filolardaki bir Alman denizaltısının içindeki askerleri konu alıyor. Bu askerlerin aldıkları eğitimleri, gönderildikleri imkansız denebilecek görevleri ve sorguladıkları ideolojilerini işleyen film, 6 dalda Oscar’a aday gösterildi.

L’armee Des Ombres (Army of Shadows) – Gölgeler Ordusu

Bir inşaat mühendisi olan Philippe Gerbier, Fransiz Direnişi’nin en önemli liderlerinden birisidir.Kendisinden haz etmeyen biri tarafından, yaptığı tüm gizli işler gün yüzüne çıkarılır. Gerbier bunun neticesinde bir esir kampına düşer. Bir süre sonra kamptan kaçarak kendisine bunları yaşatan vatan hainini bulmaya karar verecektir…

Idi i Smotri ( Come and See) – Gel ve Gör

İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık dönemlerinden birinde, Alman işgali altındaki küçük bir Belarus kasabasındayız. Naziler tüm yahudi köyleri yerle bir edip yerli halkı acımasızca katlederken 13 yaşındaki Florya sahip olduğu tek şeyi, annesini bırakıp Sovyet partizanların güçlerine katılır. Partizanlar Almanlar’a karşı savaşmaya gittiklerinde küçük Florya, Glascha isimli bir kızla arkadaş olur. Bu sevimli dostluk esnasında Florya kendi köyünün adım adım yok oluşuna şahit olur. Savaş bir kez daha acımasızlığını kanıtlayıp insan hayatının ne derece ucuz olduğunu su yüzüne çıkarırken, suçsuz siviller bir kez daha hiç uğruna kaybeden tarafta olurlar.

The Pianist – Piyanist

Polonya’nin geleceği en parlak piyanistlerinden biri olan Wladyslaw Szpilman, 2. Dünya Savaşı çıktığında 27 yaşındaydı ve radyo istasyonu bombalandığında Chopin’in C minor Nocturne’nü çalıyordu…

Bir yahudi olan Szpilman, diğer tüm Yahudiler gibi ailesi ile beraber Varşova gettolarına sürülmüştü. Yeni hayatında karaborsacı ve işbirlikçilerin eğlendiği barlarda piyano çalmaya başlayan Szpilman, bu zorlu yaşamında hayatta kalmayı başarmak zorundadır ve bu hiç kolay olmayacaktır.

Kanal – Canal

Andrzej Wajda’nın Savaş Üçlemesi’nin ikinci filmi olan 1957 yapımı Kanal (Canal), 1944 senesinde Polonya’da Nazi işgaline karşı başlatılan Varşova ayaklanmasını konu ediniyor. Ayaklanma sırasında geri çekilmek zorunda kalan bir Polonya müfrezesi, başka bir çatışma alanına gitmek için şehrin kanalizasyonlarını kullanır. Müfreze kanalda üç gruba ayrılır. Film, bu üç grubun hikayelerini birbirlerinden bağımsız, paralel olarak anlatıyor.

Au Revoir Les Enfants – Elveda Çocuklar

2. Dünya Savaşı zamanlarında geçen film, savaşın özellikle tüm Avrupayı ve Avrupa’daki Yahudileri kırıp geçirdiği bir ortamda Katolik okula giden iki öğrencinin aralarındaki geç başlayan ancak erken biten dostluğunun öyküsünü konu ediniyor.

Katolik okul da bir çok yer gibi Nazi ablukası altındadır. Tüm bu sıkıyönetim ve baskıya rağmen okul yöneticileri, adlarını değiştirmek suretiyle üç Yahudi öğrenciyi okullarında saklamayı başarır…

Germania Anno Zero – (Germany Year Zero) Almanya, Sıfır Yılı

Edmund, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra harabe olan Almanya’da yaşayan küçük bir çocuktur. Babası yatalak olduğu için, kardeşleriyle beraber eve ekmek getirme görevi ona kalmıştır. Türlü türlü hileler ve hırsızlıklarla ailesinin karnını doyurmaya çalışan küçük Edmond, günün birinde bir öğretmeni tarafından keşfedilir. Ancak öğretmenin onun beynini yıkayıp, ondan her anlamda faydalanmaktan başka bir amacı yoktur.

Saving Private Ryan – Er Ryan’ı Kurtarmak

Normandiya çıkarmasının yapıldığı 6 haziran 1944 günü küçük bir askeri birlik farklı bir görece yönlendirilir. Görevleri çok risklidir. Görevlerinin amacı düşman bölgesine sızıp, paraşütçü er James Ryan’ı kurtarmaktır. Çünkü 4 çocuk annesi bir kadın, diğer 3 çocuğunu kaybetmiştir ve geriye James Ryan kalmıştır. Başkanın talimatıyla James Ryan bulunup ülkeye geri getirilecektir. Yüzbaşı Miller ve askerleri bu zorlu görev için bir yandan tehlikelerle mücadele ederken diğer yandan da verilen emri sorgularlar: “Bir insanın hayatı, sekiz insanın hayatını tehlikeye atmaya değer mi?”

Ballada o Soldate (Ballad of a Soldier) – Askerin Türküsü

Alyoşa, annesi ile vedalaşamadan savaşa katılan 19 yaşında bir Sovyet askeridir. Tek başına iki düşman tankını havaya uçurarak generali tarafından madalya ile ödüllendirilir. Ancak Alyoşa generalinden madalya yerine annesini görmek için iki günlük izin ister. Köye dönüp evlerinin çatısını tamir etmek, annesi ile vedalaşmak istemektedir. Alyoşa için eve gitmek o kadar kolay olmayacaktır. Annesi tarafından sevgi ile büyütülen Alyoşa yolculuğu sırasında zaman zaman karşılaştığı insanlara gösterdiği yardımseverlik yüzünden oldukça zaman kaybeder. Annesi’ne ulaştığında hemen hemen hiç zamanı kalmamıştır…

A Matter of Life and Death – Aşk ve Ölüm

2. Dünya Savaşı sırasında, İngiliz pilot Peter ve Amerikalı kadın subay June telsizde tanışır ve birbirlerinden etkilenirler. Uçağı yara alan Peter paraşütsüz olarak atlamak zorunda kalır ama kurtulur. Bir sahilde kendine gelir, June’la tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Bu arada Öteki Dünya’da, Peter’ın oraya geçişini sağlamakla görevli 71 Nolu Yönetici’nin sis yüzünden onu bulamadığı anlaşılır. Yönetici canını almak üzere Peter’la iletişime geçer, ama o dünyayı bırakmak istemez. Arada oluşan 20 saatlik kayma sırasında aşık olmuştur ve bu onun kabahati değildir… Peter’ın talebi üzerine, Öteki Dünya’daki Temyiz Mahkemesi genç adamın durumunu görüşmek üzere toplanır.

The Dirty Dozen – 12 Kahraman Haydut

The Dirty Dozen – 12 Kahraman Haydut, Nazilere karşı ölümcül bir görevi yerine getirmek için yetiştirilen bir komutan ve görevi başarıyla yerine getirirlerse özgürlüklerine kavuşacak 12 mahkumun öyküsünü konu ediniyor.

Shoah

Yahudi soykırımıyla ilgili röportajlar ve tanıklıklardan oluşan Shoah, Polonya’da felaketten kurtulanları, felakete seyirci kalanları ve soykırımın faillerini sorguluyor. Geçmişe yönelik herhangi bir arşiv görüntüsünün yer almadığı, 9.5 saat süren ve 14 ödül kazanan film, 1974-1981 yılları arasında çekilmiş 350 saatlik ham görüntüden kurgulandı.

Nuit et Brouillard (Night and Fog) – Gece ve Sis

1955 yılında savaş sonrası Auschwitz’de geçen film, Nazi zulmünü konu edinse de esas olarak insanın insana yaptığı hayvani zalimliği belgeliyor. Yedinci sanatın en gerçekçi ve etkileyici belge-filmlerinden biri olan Nuit et Brouillard (Night and Fog) – Gece ve Sis, belirli kişileri suçlu olarak ele çıkarmak yerine ortak bir suçun varlığını ortaya çıkarmaya çalışıyor.

The Boy in the Striped Pyjamas – Çizgili Pijamalı Çocuk

The Boy in the Striped Pyjamas – Çizgili Pijamalı Çocuk, Nazi Almanya’sının işgali altındaki Polonya’daki bir kasabaya tayin olan bir Alman ailesinin öyküsünü konu ediniyor. Nazi Almanya’sı Bruno’nun babasını görevli olarak Polonya’ya gönderir. Bruno, kasabadaki toplama kampının tel örgülerinin öbür yanındaki bir çocukla arkadaş olur. Bu iki çocuk arasında önyargılardan uzak bir arkadaşlık başlayacak ama bu yasak dostluğun beklenmedik ve sarsıcı sonuçları olacaktır.

The Bridge on the River Kwai – Kwai Köprüsü

1943 yılı, 2. Dünya Savaşı sırasında Japon esir kampında tutsak olan Albay Nicholson’dan asker ve silah sevkiyatını kolaylaştıracak bir köprü yapması istenir. Nicholson bu teklifi reddetmesine rağmen baskı ve gördüğü işkenceler üzerine köprüyü yapmayı kabul eder. Köprü inşaatı başladıktan bir süre sonra ise Nicholson, düşmana yardım ettiğini unutarak yaptığı işi mükemmelleştirmeye çalışacaktır.

Empire of the Sun – Güneş İmparatorluğu

Jim Graham, ailesi ile birlikte Şanghay’da yaşayan ve iyi şartlarda yetişen bir çocuktur. Ancak 2. Dünya Savaşı ile birlikte Şanghay, Japonya tarafından işgal edilir ve Jim, annesiyle babasından koparılarak bir toplama kampına götürülür. Jim; hayal gücü ile, yaşadığı bu korkunç ortamı bir maceranın parçası haline getirmeye çalışır ancak savaşın ve bağlı bulunduğu kampın koşullarının acımasızlığı, Jim’in hayal gücünün bile başa çıkamayacağı kadar keskindir.

The Boys from Brazil – Vahşetin Çocukları

2. Dünya Savaşı bittikten sonra bazı Naziler Güney Amerika’ya kaçmış ve burada büyük Nazi imparatorluğunu yeniden kurabilmek için çalışmalarına devam etmektedir. Musevi bir Nazi avcısı, Güney Amerika’ya kaçan Nazileri araştırmaktadır. Paraguay’da çalışmalarını sürdüren Nazi bilim adamı Dr. Josef Mengele, Nazi avcısının hedefi haline gelir. Bilim adamı, savaş zamanı Auschwitz’deki esirlerin üzerinde yürüttüğü biyolojik deneyleri Paraguay’da devam ettirmektedir.

Stalag 17 – Casuslar Kampı

2. Dünya Savaşı sırasında Tuna nehri yakınlarındaki Amerikalı havacılarının kaldığı esir kampı Stalag 17’den kaçmaya çalışanlardan hiç kimse başarılı olamamıştır. Aralarında bilmedikleri bir casus, olan biten her şeyi (tünelleri, kaçma planlarını) daha olmadan Nazi askerlerine yetiştirmektedir. Yüzbaşı Dunbar esir kampına geldiğinde askerler, onu ele vermeden muhbiri açığa çıkartmalı ve SS subayları yüzbaşıyı almaya gelmeden kamptan kaçırmalıdırlar.

Judgment at Nuremberg – Nuremberg Mahkemesi

Soğuk savaş sürmektedir ve birçok insan 2. Dünya Savaşında yaşanan acı olayları unutmak istemektedir. Suçları hakkında hiçbir şüphe olmamasına rağmen politik baskılar nedeniyle tereddüt geçiren yargıç Haywood, 2. Dünya Savaşı’nda Nazi eylemlerini yasal hale getiren dört yargıç hakkında en doğru kararı vermek zorundadır.

The Thin Red Line – İnce Kırmızı Hat

The Thin Red Line – İnce Kırmızı Hat

İkinci Dünya Savaşı sırasında Guadalcanal’da savaşan bir grup Amerikalı erkeğin değişmelerinin, acı çekmelerinin ve kendileriyle ilgili önemli keşifler yapmalarının öyküsü…

The Thin Red Line, Pasifik adalarında Japonların ilerlemelerini durduracak olan, savaşta anahtar görevi görmüş çatışmalardan birini arka planına alıyor. Ama öykü, bunun ötesinde, hayatta kalmak için savaşan, korkunç stres altındaki insanların aralarında gelişen güçlü bağların arasında dolaşıyor…

The Great Escape – Büyük Firar

2. Dünya Savaşı döneminde Alman Hava Kuvvetleri’ne verilmiş olan Stalag Luft III, savaş tutsaklarının bulunduğu bir yerdi. Bu kampın genel özelliği; firar etmeye çalışan kişilerden oluşuyor olması ve firarı önlemek için yüksek güvenlik önlemlerinin alınmış olmasıydı. Firarı önleme amacıyla tünel kazılmasın diye toprağı kazmaya elverişsiz olan Polonya yakınlarında bulunan bu yer, özellikle seçilmişti.

2 mahkum, bu toprağa elverişsiz olan zemini çok iyi biliyordu ve bu suretle kaçışlar mümkün olabiliyordu. Ancak kaçmak demek , Gestapo ajanlarının avı olmak demekti.

Tora! Tora! Tora!

Film, 1939 yılında Amiral Isoroku Yamamoto’nun, Japon Kraliyet Donanması’nın komutasını üzerine almasıyla başlıyor. Harvard’da eğitimini tamamlamış, ateşli bir milliyetçi olan komutan, önceleri Amerika’yla yapılacak bir savaşa karşı olmasına rağmen zamanla fikrini değiştirir. Japonya’nın, Asya’nın en güçlü devleti olma arzusu kendisini de etkiler ve var gücüyle Amerika ile savaşmaya hazırlanır. Diğer yandan ABD cephesinde, Japonya’nın egemenliğine karşı çıkma hazırlıkları başlar. Yamamoto bunun üzerine, Pearl Harbor limanındaki donanmayı vurmayı hedefleyecektir.

Trzecia Czesc Nocy

2. Dünya Savaşı zamanı Polonya’nın işgali sırasında bazı Nazi askerleri bir kadını, oğlunu ve kızını katlederler. Kocası ve babası ormanda olmaları sebebiyle kurtulmuştur. Genç adam, direnişe katılmak için karar verir ancak takibe takılır. Gestapo tam yakalayacakken onun yerine başkasını öldürür. Kaçış sırasında hamile bir kadının dairesine girer ve doğumunda ona yardımcı olur. O aslında, bağışıklı biti bulmak için kurulmuş tifüs merkezinde kobay olarak çalışan bir denektir…

 

Yorum Alanı 1 Yorum Yapılmış
  1. avatar
      Emir Acar Eylül 9, 2021 21:56:05

    Der Untergang’ın olmadığı bir ikinci dünya savaşı filmleri listesi olabilir mi?

Sitemizde bulunan film, videolar, film fragmanları ve diğer tüm videolar çeşitli paylaşım ortamlarında da bulunmaktadır. Sitemiz sadece youtube.com, video.google.com, yahoo.com vb. sitelerde eklenmiş ve paylaşıma açılmış videoları yayınlamaktadır. Serverımıza kesinlikle yükleme yapılmamaktadır. Bu yüzden ugurfilm.co sitesi hiç bir yasal hükümlülüğe tabi tutulamaz. İstenildiği takdirde hak sahipleri videoların kaldırılması talebinde bulunubilirler. İLETİŞİM, Sitemap, film izle, deneme bonusu